SELANIK
- Cem Okan Ateş
- 20 Kas 2019
- 1 dakikada okunur
Selanik'den Selam
September 28, 2015
|
"Atina'dan kalkan gece ekspresiyle sabah 6 gibi Selanik'e vardım. Yolculuk çok iç açıcı geçmesede Selanik'in havasını toprağını hissedince kendime geldim. Dün akşam haber aldığım üzücü olayın üzerine Trende hala Almanya ya geçmeye çalışan Suriye ve Afrika insanıyla karşılaştım. Hemen arkama az buçuk ingilizce bilen tahminen benden 1-2 yaş küçük bir suriyeli oturdu. Yol boyunca konuşma fırsatımız oldu. Önce Bodruma daha sonra Santorini adasına kaçak olarak geçtiklerini söyledi. Şimdi izinler verilmiş Almanya ya kadar devam edecekler. Uzun uzun anlatmayacağım ama o kurtulmuş geri de kalanlar çaresiz. Bu gün Selanik'e vardığımda bunları düşünüyordum işte. Nasıl düşünmez ki insan? Her şey kafamı kurcalıyor.

Önce her zaman yaptığım gibi hostelimi buldum. Çok güzel bir yer "CROSSROAD" isminde tavsiye ederim. Çalışanlar Türklerle iyi anlaşıyor. Zaten İzmirden bir farkı yok Selanik'in. İlk iş hostele çantayı koyup doğruca bir diğer çocukluk hayalim olan, Ulu Önder'in evine ziyaret ediyorum. Hevesim kursağımda kalıyor. Çünkü pazartesileri kapalı. Neyse bir gün daha dayanırız elbet. Bir kaç fotoğraf çekip yarın gelmek üzere ayrılıyorum. Şimdi bunu kağıda geçirirken aklımda onca şey var. Sen olmasaydın bunca şeye nasıl dayanırdık? Senin azmin, kararlılığın olmasa nasıl başa çıkardık bunca sorunla.

Çocukluktan beri bize öğretilen Yunan düşmanlığı en güzel ön yargı örneği. Tanıştığım herkes Türk olduğumu öğrenince içten davranıyor. Bildiği Türkçe kelimelerden yemeklerden şehirlerden bahsediyor. Sonra soruyorum; Atatürk'ü nasıl tanıyorsunuz diye? Onca savaş? Sürgün edilen halklar? Sonra fark ediyorum ki hayatta ki tek düşman Cehalet ve onun beslediği öfke imiş... Bizim savaşımız cehalete karşıymış. Kültürlü bilgili olan insan nefret etmezmiş onu anlıyorum. Hostelde ki yunan arkadaştan öğreniyorum. Josef. Onun dedesi İzmirli. Benim ki de Selanik!
..."



Yorumlar